|
"İnsanın eğitimi, mevkisi, parasal durumu ne olursa olsun en büyük zenginliğin manevi olarak; bağımlıklardan arınmış, sadeliğe ulaşmış, tüm yıkıcı duygularından özgürleşmiş olarak kendini gerçekleştirmesi olduğuna inanıyorum."
Sevgili Sibel Spinu' nun biyografisinin satır aralarında rastladığım cümleler beni silkeledi ve kendime getirdi geçtiğimiz günlerde…
Geçtiğimiz yılın son aylarından bu yana yaşadığım çalkantılar, duygusal travmalar, ticari iniş çıkışlar, hayal kırıklıkları iç huzurumu hiç kaybetmeme rağmen; uzun bir süredir son derece komplike, kendi kendime zorlaştırdığım, zaman zaman hatır için katlandığım bir yaşam sürmeme neden oldu.
Yanı başımdakiler, yüreğime koyduklarım bile ayak uyduramadılar ve haklı olarak bıktılar, sıkıldılar benden… Bu son derece doğaldı, çünkü bunca hengamede bazen kendi kendime bile çekilmez geldiğim zamanlar oldu.
Farkında olmadan bir arınma süreci başlayıverdi; önce tahammül gösteremeyenler ya da artık benim tahammül edemediklerim çekildi hayatımdan. Sonra ben yeniden gözden geçirdim avucumda kalanları…
Önce kendimi pamuklara sarmam gerektiğini öğrendim her yönden!
Bedenimi arındırdım, fazlalıklarımdan kurtuldum ve kilo verdim önce…
Beynimi arındırdım, düşüncelerimi sadeleştirdim, daha az empati kurup, daha az insan barındırdım aklımda…
Yüreğimi arındırdım; pamuklara sardığım yüreğimle barışıp sadeleştim!
"Sil baştan başlamak gerek bazen
Hayatı sıfırlamak
Sil baştan sevmek gerek bazen
Her şeyi unutmak!"
mırıldanıp gülümsedim geleceğe…
Hayatın bana sunduklarını, tesadüf olarak tanımlamama imkan olmayacak kadar özel olanları alıp dahil ettim yaşamıma.
Daha az hata yapmaya, kimseye layık olduğundan fazla değer vermemeye, yüreğimi pamuklara sarılı tutmaya çalışıyorum şimdilerde. Zaman zaman kanıyor yine dizlerim ama eski yaraların kabuk bağladığı yerlerden oluyor genelde sızıntılar…
Yüreğimi tümüyle açıyorum sevdiklerime ama direk açık yarama tuz bastıklarında, kasıtlıca canımı acıttıklarında uzaklaşıyorum oralardan… "Gittim ben!" demeden; sessizce kapıyı çekiyorum dışarıdan!
Gereksiz alınganlıklar yaratmıyorum artık; omuz silkmeyi de, değmeyecek olanlar için "Umurumda bile değil!" demeyi de çoktan öğrenmişim meğer…
Kendimi, ruhumu, bedenimi, yüreğimi ve zihnimi yormuyorum gerekmedikçe…
"Sufi' nin Hayat Rehberi" okuyorum, içe dönüp meditasyon yapıyorum, beni besleyecek ilişkilerime öncelik veriyorum, zamanımı alıp bana hiç yararı olmayacak hiçbir şey yapmıyorum.
Koşuyorum saatlerce; vücuduma, kendime, beynime, ruhuma nefes aldırıyorum.
İçimden gelen her şeyi paylaşıyorum ilgilileriyle ve içimde biriktirmiyorum; bazen acıtsa bile…
Çok çalışıyorum, çok nefes alıyorum, çok okuyorum, çok paylaşıyorum!
Yüreğimde de, beynimde de, ruhumda da biriktirmiyorum safraları!
Bu halimle hayatında da, yüreğinde de beni taşıyamayacak olan herkesin hayatından çıkmaya ise çoktan hazırım!
Hadi siz de! Sonbahar temizliğine…
Şebnemm
|
|
|
|
|
|
|
|
SİZDEN GELENLER |
|
|
|
|
 |
|
YORUM YAP |
|
|
|
|