Hayal kırıklıkları ve mutsuzluklar büyütürmüş meğer…
Kırılganlıklarım kırılma noktalarına dönüşünce, kırılma noktaları iz bırakınca yaşamımda; öğrendim.
Evet; yaşadım ve öğrendim.
Şikayet etmek değil, sitem var biraz sözcüklerimde…
Hayatla kavga etmeyi bırakmak değil de, talihsizce hayatımda biriktirdiklerimi ayıklamak canımı acıttı belki de en çok bugünlerde…
Arınmanın büyüsüne kapıldığım, içime döndüğüm zamanlarda tazelendim.
Arınma sürecindeki sancılar büyülü bir tazelenme hissine dönüştüğündeki haz ise tarifsizdi.
Geride bıraktığım üç yılın yıpratma payı çok fazla olmasına rağmen, en çok öğreten yıllar olmasının bir tesadüf olmadığına eminim ben…
Tam ümidimi kaybettiğim, çok ender de olsa omuzlarımı düşürdüğüm, belki de hayattan beklentilerimi kısıtladığım kısacık anlarda; beni iki omzumdan tutarak kuvvetlice sarsan gücün ve bana göz kırpan evrenin farkındayım.
Her geçen gün biraz daha zenginleştirdiğim spritüel güçlerimle, sahip olduğum aklım ve ömrüm boyunca hep sesini dinlediğim ve güvendiğim kocaman yüreğimle, tazelenmiş bir halde 2012’ ye hazırlanıyorum ben…
Daha renkli, daha bereketli, daha huzurlu, daha mutlu, daha neşeli, daha aşk dolu, daha başarılı yeni bir yıl için kolları sıvadım ve geri sayıma başladım bile…
Ya siz?
Şebnemm
Çam ağacının altında Noel Baba’ yı bekleyen…
Şimdiden…