Kadınlar, kadınlar için yaratılmışlardır diye düşünüyorsanız doğru yerdesiniz. Düşünün bir, kimin sizi en çok beğendiğini, kimin en çok ve acımasızca eleştirdiğini, kimin ilk aşkınızı da son aşkınızı da, çelmelerinizi de, paranoyalarınızı da bilirken; banka hesaplarınızı ve çocuğunuzun aşı takvimini bile takip edebildiğini?
Erkekler, bu kurguda çeşnidir dostlar! Bazen tatlı ,bazen acı... Beni ben yapan hayatımın kadınlarına ithaftır bu yazı… Nasıl anlatılırlar 3 paragrafta denemek istedim! Ama madem değdik ki sizlerle de birbirimize kalpten kalbe çok kısa bir yolda... Tanıştığınıza memnun olmanız umuduyla…
...Totem yaparken bulmak için, aslında vazgeçtiğim ikizimi, çok yakınımda ama çok hasretimde olan bir yerde buldum. Bizi bize kavuşturan benzerlikleri biz mi yarattık? Acı çeksek bile bu benzerliklerden bilmiyorum ama en azından birbirimize kavuştuğumuz belli sayelerinde.
Salıncakta gibiyiz seninle biz ikimiz… Hep bir üste gelme, hep bir altta kalmama telaşı, ama en az sen kadar ben de korkuyorum, hep sahip olmak varken sahiplenilmekten bunu bil… Elim sende, kalbim de...
Mavi gözlü kadınla birbirimizi tanımadan ama tanımaya çalıştığımız kısa bir yolda tanıştık aslında. Daha önceki merhabalarımızda hep bir çekingenlik, hep bir endişe samimi ama alınmış guardlar ile çevrili gülüşler eşliğindeydi hep.
O çok kısa 2 günde, ateş mi yandı şöminede, biz mi ateşe attık endişeleri bilemem... Ama içinde hayat olan güzel bir Ağva evinde, gözümüzün bebeği kadar yakınken kalptte, aslında hiç farkımız olmadığını anladık bize kurulan terazide...
Gözünü görmeden, nasıl bakacağını bildiğim bir yerdesin… Ne diyeceğini, ne hissedeceğini… Senden her ayrıldığımda ağlıyorum çocuk gibi… Kalbim kırılıyor, “Neden oyuncağımı aldınız?” der gibi bakıyorum ardından. Nasıl ben gibi düşünebiliyorsun? Y a ben? Nasıl sen gibi düşünebiliyorum asıl soru bu. Öyle farklıyız ki seninle … İki kutup ve iki ayrı hayatta zıt bile değiliz aslında.
“Bir adam öldürdü” deseler senin için demiştim bir gün, gelir beklerim oralarda çıkışını, yorumsuz, yargısız. Tek adaletimi senin yanında olmaktan yana kullanmış olmayı seçtiğim günden beri sen ve ben gittiğimiz meydanlarda, bir bulutun peşinde ve tekiz dostum.
Kaç kilometre yapmışsındır aşkın peşinde? Aşkın kilometre taşları eskidi, sen yoruldun, kalbin yorulmadı. Kaç ayrılık var kalbinde? Bundan mı kavuşmayı hiç bilmeyişin? Hollywood filmlerindeki gibi “Tamam geçti artık!” deyişimi bile duymayışın mı sebep en azından bana kavuştuğunu anlaman için? Kıyamadığım çocuğum gibisin, seni düşününce kalbim titriyor, demirden bir hayat örmek istiyorum daha fazla yara alma diye, adın gibi... Elimden ve kalbimden gelen budur dostum, gittiğin yollardan dönülecek bir kalbin hep var unutma! Yolun hep açık olsun.
Kaç hayat sığar bir köşeye, kaç kişi vardır bizden içeri? Eski Mısırlıların dediği gibi,
Bunları yazan, yaşadı...
Yapriko