Ana Sayfa HABER MODA RÖPORTAJ SAĞLIK KÜLTÜR
 
 
 
ŞEBNEM ÖĞREDİK ÇAVUŞOĞLU
YAZARIM, Yazarsın, Yazar
Yalnızlık Paylaşılmaz
Çünkü Ben Kadınım!..
"AŞK" sın Sen
Özledik Seni...
Geri Sayım...
Kısa Hikayem
 
 
 
 
 
 
 
Siz Nasıl Besleniyorsunuz?
 

Yaşarken beslenmek isteyenlerdenim ben… Her “an” dan yeni bir şey öğrenmek, her “an” ı kaçırmadan yaşamak, her “an” ı dolu dolu geçirmek isteyenlerdenim.

Bazen bir çocuk gibi arsız olabiliyorum bu konuda…

Zaman zaman kendimi bir şarkı melodisine kaptırmış ruhumu beslerken, “an” a şükrederken buluyorum.

Kimi zaman ise, süregelen gündelik aksaklıklara rağmen inadına evrene göz kırpabilmemi şaşkınlıkla izliyorum.

Alara ile ilgili herhangi bir zaman dilimini yaşayabildiğim için, çokça şükrediyorum Tanrı’ ya. Ah; canım kızımdan ne çok şey öğreniyorum. Nasıl da besliyor prensesimin varlığı beni; kendim bile inanamıyorum.

Gece olup, evrenin enerjisini daha torpilli kullanabildiğim saatlerde Joy Fm tınılarıyla nerelere gidiyor, ne hayaller kuruyor, hangi hayallerimi gerçeğe dönüştürebildiğim için mutlu oluyorum bir bilseniz.

Okumaya doyamıyorum son zamanlarda… Bir yanımda iş kitaplarım, hemen yanında beni spiritüel alanda zenginleştirecek kitaplar, diğer yanda ise vazgeçemediğim başucu kitaplarım… Buna rağmen her zamanki gibi ne kadar okusam yeterli olmayacağı hissi var yine içimde bugünlerde…

Beni yüreklendiren sevgili bir dostum var hayatımda; Diana… Bana “Sevgili Pembe Saçlı Cadı” diye başlayan yüreklendirici mailler gönderen, hayatıma dokunduğundan bu yana ruhumda bir pencere açarak beni aydınlatan, zaman zaman daha güçlü nefes almamı sağlayan, “enerjini yükseltmek için neye ihtiyacın var?” sorusunun cevabını her yeni gün yeniden bulmama sebep olan bu müthiş kadının hayatımda olma sebebinin bir tesadüf olmadığını biliyorum.

Sevgili Diana ile yolum kesiştiğinde farkındalık düzeyimin bir tık olsun yukarıda olmasını sağlayan bir Sami Bugay var yaşamımda. “Birlikte miyiz?” sorusuyla workshop boyunca bizi göz kırpmadan kendisinden alabileceğimiz maksimum fayda konusunda uyanık tutan, sırtımızdaki kamburları gözümüzün önüne sermemize yardımcı olan, kendimize dışarıdan bakmanın ne demek olduğunu bizi dürterek öğreten, mütevazi kişiliği ile “EGO su ile bu kadar barışık olur mu bir adam?” sorusunu her defasında içimden bana sorduran, içimdeki suikastçi ile beni tanıştıran bu adamla da yolumuzun kesişmesi elbette bir tesadüf değil, bunu da biliyorum.

Kendi gelişim yolculuğumda Özyeğin Üniversitesi’ nin hayatımda açtığı çığır tartışmasızdır. Ancak bu yolculukta sahip olduğum değerlerin, yapabileceklerimin, yapmamam gerekenlerin, herkesin kendi girişimcilik serüvenini yazabileceğinin, bu serüvenin sürekliliği konusunda yapılabileceklerin öğretildiği herhangi bir yerde olmaktan çok ne öğrenmek istediğimizin öneminin altını çizen, girişimci bir kadın olmanın anlamını bir daha, ama gerçekten bir daha çizmemi sağlayan sevgili Ali Beba var besin kaynaklarım arasında. Kendisini, akademisyenliğini, yüreğini, eğlenceli ama aynı zamanda öğreten bilge kişiliğini anlatmaya ne kelimelerim ne de ifade gücüm yeter benim. Kısacası Ali Beba bir girişimcilik GURU’ sudur ve ben çok şey öğrendim kendisinden. Ne şanslıyım!..

Bu girişimcilik serüvenimin bana kazandırdığı bir “bonus” um da var benim burada sözünü etmek istediğim. Gerçek dostluktan ümidimi kestiğim günlerde yolumun kesiştiği, kötü günümü de, iyi günümü de her detayı ile aynı samimiyetle paylaştığım, dostum, kardeşim, canım, yüreğim Elif var bir de ruhumu besleyen… Kızımın arkadaşı Duru’ nun annesi, benim yol arkadaşım, sırdaşım O ve çok özel…

Gelelim ruhumun arka fonunda çalan müziğin DJ’ ine …
Bir süredir bir “BÜYÜ” var sahip olduğum. Kimi zaman içimdeki ses, kimi zaman dış ses (!), kimi zaman sırdaş, kimi zaman yoldaş, kimi zaman ensemdeki bela (!), kimi zaman benim iyilik meleğim, kimi zaman yüreğim, kimi zaman umudum, kimi zaman sırdaşım, kimi zaman nefesim, kimi zaman ömrüm, kimi zaman her şeyim… 

Yazımda bu noktaya gelene kadar, nerede söz etsem bilemediğim; beni ben yapan sevgili anne ve babamın bu kurguda bana sağladığı temel ise hiç şüphesiz asıl besin kaynağım…
Kısacası ben hem şükredip, hem tadına varıp, hem de oburcasına besleniyorum bu hayatta… Üstelik hiç doymayacakmışım gibi.

Tüm bu sebeplerle her gün gözümü açınca diyorum ki;
“HAYAT SANA TEŞEKKÜR EDERİM”

Şebnemm ben…
“OBUR”

 

 

 
 
SİZDEN GELENLER
Şebnemm   15.11.2011
Güzel yürekli kadın, güzel anne Özlen; sen de yorumunla beni nasıl mutlu ettin bilemzsin. İyi geldiyse satırlarım sana, ne mutlu bana... Sevgiler... Şebnemm
Ozlen Genc   14.11.2011
Sebnemim, yazınla su donemde beni de besledin valla :) eline, kalemine en önemlisi de yüreğinin güzelliğine sağlık...
Şebnemm   11.11.2011
Elif; ne mutlu bize! Şükürler olsun sahip olduklarımıza ve yakaladığımız "an" lara... Sevgiyle... Şebnemm
Elif Baysungur   11.11.2011
Kalemine, yüreğine, diline sağlık. Hayatın manasiz günlük telaşlarında an'ı yakalayabiliyorsan ne mutlu sana. Cok zaman bunu basarabildigim icin ne mutlu bana ;)
YORUM YAP

 
İsim
 
E-posta

Yorumunuz
 

 
 
Copyright 12/06/2006 © Kadindunyasi.org
Powered By Hayaller Fabrikası Reklam Hizm. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.
Tüm hakları saklıdır.
Görsel ve yazılar izinsiz şekilde kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz.