Oldum olası severim fotoğraf hadisesini. Çekmeyi de, zaman zaman geri dönüp bakmayı da. Çocukken makasla resimleri kesen (ve bu sebeple annemi delirten) ben şimdi teknoloji ile aynı işlemi bilgisayar başında yapıyorum.
Annemin evine ne zaman gitsem albümlerin olduğu dolabının önüne kamp kurar; belki milyonlarca kez baktığım, her rengini ezbere bildiğim o fotoğraflara dalarım. (Allah’tan ailemin epey büyük bir arşivi var.)
Belki hiç kötü anımın olmadığı, el üstünde tutulduğum bir çocukluk ve ilk gençlik geçirdiğimdendir bu baktıkça içime dolan mutluluğum. Hayat çizgimde var olmuş, benim için önemli, kaybettiklerim ya da kazandıklarımı görmek bana kim olduğumu, nereden geldiğimi hatırlatır.
Sadece benim kişisel tarihime değil aynı zamanda ailemin de tarihine göz atmak, büyüklerin anılarını canlandırıp yeniden yeniden dinlemek… Eskimiş, siyah beyaz fotoğraflarda kalmış suretler belki bir şeyler anlatır, öğretir diyerek hikayelerini hatırlamak… Her seferinde yeni şeyler fark etmek, keşkelerimi hatırlamak, hatalarıma gülümsemek…
Çok şükür ki geçmişinden korkan, kaçan hatta onu unutan biri değilim. Beni ben yapan şeylerden biri geçmişim ne de olsa…
Her fotoğrafına baktığımda soyadını gururla taşıdığım, yaşadığı yerde adından hala büyük saygı ve sevgi ile anılan dedemle, kokusu burnumdan gitmeyen, evinin her köşesini hala ezbere bildiğim anneannemle, aramızdan vakitsiz ayrılanlarla hasret gideririm böylece.
Yakın geçmişi de pek sık anarım. Oğlumun ilk fotoğrafları, ilk tiyatro günlerim, lise-üniversite dostlarım, artık hayatımda olmayanlar, yeni gelenler, bugünüm…
Kocaman ama çok kocaman bir çerçevem olsa ve dünden bugüne hepsini bir araya toplasam derim hep içimden. Ne mümkün?
Belki somut olarak mümkün değil ama ben kalbimde her birini taşıyarak yol alıyorum hayat denizimde. Kimi zaman kaptan, kimi zaman pusula oluyorlar bana.
Bugünler de başka ailevi bir sebepten de fotoğraflara dalmış vaziyetteyim. Mutluyum. Ortaya çıkacak sonuç sadece beni değil tüm ailemi mutlu edecek; eminim.
Tüm fotoğraflarımız hepimizin hayatlarının sessiz tanıkları. İşte bu yüzden en çok “hiç çocukluk fotoğrafım yok” diyenlere üzülürüm. Belki de bundandır oğlumun her anını kaydetme çabam.
Dilerim sizin de geçmiş-gelecek tüm fotoğraflarınız mutluluk dolu olsun….
M.