12 Puan


O kadar enerjik o kadar kendileriyle barışık ve o kadar efendiler ki. Çalışmaktan mutluluk duyduğum Manga grubunun üyelerinden bahsediyorum.

TRT 'nin makyaj odasında en az onlar kadar heyecanlıyken başladık. O gün, Eurovision Şarkı Yarışması'nda ülkemizi temsil edecekleri şarkının lansman günüydü. Herkesle aynı anda dinleyecektik. Bütün basın dışarıda. Teker teker alıyorum makyaja hepsini. Evet, evet ben de heyecanlıyım. Çocukken hiç kaçırmadığım bir organizasyonun ufacıkta olsa bir parçasıyım o anda çünkü. Hatırlıyorum o yarışma gecelerini. Oylama heyecanı, Yunanistan-Kıbrıs polemiklerinin “0 PUAN” yansımaları, Ankara’dan bağlanan jürinin resmiyeti... Yine de aynı coşkuyla her sene her sene hiç azalmayan bir heyecanla yarışmayı seyretmek…

Başka bir boyutu daha vardı bu heyecanın. Eskiden Ankara'nın güzel mekanları vardı, bir daha aynı tadı hiç yakalayamadığımız mekanlar. O mekanlardan birinde seyretmiştim ilk kez onları. Çok farklı gelmişlerdi, belki sevmemiştim tarzlarını ama bir şey vardı. O zaman adını koyamadığım. Aradan yıllar geçti ve en çok Ankaralı oldukları için övünürken şarkılarıyla sarmalandım.''Bitti Rüya'' ile isyan edip ''Dursun Zaman'' la kabullendim. Onları çok sevdim.

“Dursun zaman dursun diyorsun da oyun değil ki yaşamak
Sen inanamasan da bir son var anla herkese inat...”

Aynı enerji alanında farklı heyecanlar yaşıyorduk stüdyoda. Provalarda dinlediğimiz şarkının nakaratını, lansman anında canlı yayındayken bütün TRT ekibi olarak ezbere söylüyorduk. Objektif olamayacak kadar sahiplendik ve biz şarkımızı çok sevdik. O anda şunu düşündüm ya başarılı olamazlarsa Oslo’da? Sonra kendi cevabımı kendim verdim. Onlar başarılarını geçen sene 2009 MTV Avrupa Müzik Ödülleri'nde Avrupa'nın en iyi sanatçısı seçilerek ispatladılar. Aslında hiç kimseye bir şey ispatlama durumu da değil zaten bu yarışma. Keyifli olacak, evrensel olacak, enerjileri seyreden herkesin enerjisiyle birleşecek o anda. Bunun için bile değer...

Birbirimizi yeniden gördüğümüze sevindiğimiz bir yayında daha beraberdik. Harika bir performans programında eski yeni bütün şarkılarını bir ağızdan söyledik yine stüdyoda. Program bitip kulise geçtiğimizde en son söyledikleri Eurovision şarkımız ''We Could Be the Same'' e bütün salonun heyecanla eşlik etmesinden olacak ki neredeyse çığlıklar atıyorduk. Çok güzeldi. İşte tam o an Ankara’daydım, gençtim, Sakarya Caddesi’ndeydim, patlamış mısır dolu tabağım elimde, çocuk gözümle ekrana dikmiş Eurovision'u seyrediyordum... Zamana yolculuk...

Birkaç hafta sonra aldığım telefon yeni bir maceraya gireceğimizin habercisiydi. Birçok insanla çalışmıştım ama onların hissettirdikleri çok başkaydı.(Yazar burada film şeridinin bazı karelerini görür:)) Telefondaki ses;
-''Reklam filmi çalışmamızda Manga ile beraber olacağız ve sizin ekipte olmanızı istediler '' diyordu. Tereddüt etmeye ne hacet. Show must go on...

Bir reklam setinde bulduk kendimizi. Harika bir ekiple,  harika bir çalışma ortaya çıktı. İnanılmaz bir yetenekle daha tanıştım o sette; Yönetmenimiz Ozan Açıktan... Ve o da Ankaralıydı :) Grup üyelerinden Efe, ben ve Ozan aynı mahallede büyümüştük ve aslında Efe ile çok eminiz ki çocukken kesinlikle beraber oyun oynamışlığımız var :) Işık şefimiz Şükrü Ayar, rol alan futbolcular Murat, Chris, Erkam  A.R.O.G. Ekibinden arkadaşlarımız olunca, yapımcımız Sadık Bey ve ekibi bir dediğimizi iki etmeyince  daha ne olabilir ki! Bütün bu güzel enerjiler birleşti, birleşti, birleşti muhteşem bir reklam filmi ortaya çıktı.''Herkese daha fazla  hürriyet'' :)) Herkese teşekkürler.

Şimdi heyecan dolu gece yaklaşıyor. 29 Mayıs 2010 tarihinde finali gerçekleştirilecek olan 55. Eurovision Şarkı Yarışması Norveç'in başkenti Oslo’da. Başkalarını bilmiyorum ama ben çok heyecanlıyım. O akşam ben bütün kalbimle onların yanında olacağım. Soğuk ve beyaz bir İskandinavya gecesinde Oslo hiç olmadığı kadar renklenecek ve umarım gecenin sonunda salonda en çok görünen renk kırmızı beyaz olacak. Dileğim budur.

      
Meryemmm; dediklerimi unutma emanetlerimi gel al :)

 Mete; çalışmaktan büyük keyif aldığım fotoğraf ustam... Bana bu sefer çikolatamı getir ve döndüğünde iyice dinlen çok yorulacağız ileride :)

Turan; ah be abiii! :)

Cem;  söyle oradaki make up a unutmasın gözlerine yaptığım şeyin aynısını yapsın :) (kimse duymasın anladın sen :)

Özgür; sakın üşümeeee :)

Yağmur;  sen de üşütme sakın emi? Döndüğünde 150 bölümlük bir dizi çekimin varmış :)

Efe; kahrın bana biliyorum... Kaçma oradaki make uplardan sakın :):)

Ferman; kostümüne değmesin fondöten  aman :)

Bana hissettirdiğiniz her şey için teşekkürler. Ankara, gençlik günleri, Sakarya Caddesi, Limon, Eurovision, Bülent Özveren... Film şeritleri sadece ölüm anında geçmiyormuş  insanın gözlerinin önünden :)

Yolunuz, bahtınız açık olsun... 12 poinsts! 12 points! 12 points! TURKEY  is going to be the winner!


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/ haberin tüm hakları Mavi Ş Reklam Basın Yayın ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Adınız Soyadınız:

E-Mail Adresiniz:

Yorum:

Lütfen Güvenlik Kodunu Giriniz !: