Ankara' ya…


Herkesin hesabının olduğu paylaşım sitesinin hikmetleri işte…

Aklıma gelir miydi yıllar sonra birbirimizi orada bulacağımız?

Okulun son günü ayrılırken bile sanki hayat boyu hiç ayrılmayacakmışız gibi ne bir adres alma, ne bir telefon numarası kaydetme bir defterin köşesine...

Şu anda hemen hemen bütün mesleki, özel, o, bu, şu derken her şeyimizi paylaştığımız yer, hem bu kadar anlamlı mı olacaktı?

Ah Ankara...

Nasıl da hatırlattın kendini yeniden bana...    

İlkokulda beden eğitimi derslerimizde yüzme, binicilik dersleri almayıp; laboratuar dersinde görmüştük çizgi filmlerdeki gibi çoğu hayvanı, kocaman denizleri...

Kuru fasulyeyi ıslak pamuğun arasına koyup yeşillendirmekti ilk ödevlerimizden biri. Nasıl da sevinirdik görünce verdiği filizi...

Ankara'nın yazı bekleyen denize hasret çocuklarıydık biz. Okulun bittiği gün erkeklerin saçlarımıza attığı dikenli tohumları ayırana kadar saçlarımızı yolarken, kafamıza son gün yumurtaları yerdik.Üzerine biraz un biraz ketçap...
Hazırdık yeni bir yaşa yeni bir yaza...

Yazın bitmesine yakın sahilden çekilen sular gibi biz de karamıza çekilip gelirdik Ankara’ mıza. :) Yeniden buluşacağımızı bilirdik nasıl olsa. Yazın başka arkadaşlarımız olurdu uzaklarda ama bilirdik bekleyenimiz çok Ankara'da. ;)

Sonbaharda yeniden buluşunca anlatırdık koca yazda ne kadar çok şey ya da ne kadar az şey yaptığımızı bir çırpıda. Ben kamptayken diye başlayan anılarım dinlenirdi günlerce haftalarca. :)

Öğretmenlerimiz sorardı bir de “ neler yaptınız?” diye. Daha bir süslerdik anılarımızı heyecanla anlatırdık yaptıklarımızı. Kimimiz daha az, kimimiz daha çok anlatırdı ama mutlaka anlatırdık. Yeniden bir araya gelmiştik. Severdim sonbaharları.

Büyüdük. O en güzel yılları hayatımızın en zor zamanları sanırken; aslında beraberken nasılda eğlenirdik. Derslerimiz de iyiydi. Onda sorun yoktu hiç zati. Seğmenler Parkı’ nda içtiğimiz ilk sigaralarımız, okulu kırıp gittiğimiz sinemalarımız, pastanelerimiz. Tadını unutmadığınız annemin köfteleri. :) İlk aşklarımız, ilk gözyaşlarımız... Düşünüyorum da; hepsinde berabermişiz. Ne kadar çok şey paylaşmışız, ne kadar güzel şeyler yaşamışız.

Daha da büyüdük. Son dönemeçte lisedeydik. Biraz dağılmış gibiydik sanki ama yine de bilirdik biz; birdik. Stillerimizin ilk tohumları atılmaya başlanmıştır artık. :) Kızlar-erkekler olmuşuzdur iyice.

Saçlarımızı daha çok düşünür olmuşuzdur derslerden. Bir yandan da gelecek kaygıları sarmaya başlamıştır aslında ufak ufak.

“Hangi okulu kazanacağım?”, “ Ne okuyacağım?”. İleriyi düşünmekten midir yoksa beynimize tanımlandığı gibi nasıl olsa buluşacağız duygusuyla mıdır o son günlerimizde birbirimizle hiç vedalaşmamamız?

Ben hep çok pişman oldum. Sizlere sıkı sıkı sarılamadığım için. Kopmayalım diyemediğim için...   

Mesaj kutumda mesajlarınızı her bulduğumda içim burkuluyor. Çocukluğum, Ankara gözümün önünden geçerken şu an yaşadığım tüm gerçeklikten uzaklaşıp cenin gibi kıvrılıyorum. Ben sizi çok özlüyorum.

Siz yokken bir sürü şey oldu. Beni çok üzdüler, incittiler; siz de incindiniz biliyorum. Çok mutlu da olduğum anlar oldu. Keşke yanımda olsaydınız da sizinle de paylaşsaydım mutluluklarımı. Anlatacak o kadar çok şey var ki...

Tek bildiğim ilk gördüğüm anda sana sımsıkı sarılacağım. ''Özür dilerim sana veda edemediğim için'' diyerek; sana şikayet edeceğim canımı yakanları. Fotoğraflarla anacağız en güzel anıları. Kim bilir bundan sonra yaşadığımız yaşın güzelliklerini de beraber yaşayacağız. Biliyorum ki artık mesaj kutumdasınız. Yolunuz düştüğünde yanımda da olacaksınız.

Ankara' nın en güzel çocukları, geç bir yazıydı sizler için. Özür dilerim. Tekrar teşekkür ederim hayatıma yeniden girdiğiniz için.

Teknoloji bir kez daha işe yaradı ama yine de birbirimize anlatacaklarımız keşke üç aylık yaz tatili anılarımız olsaydı...

Fon Müziğimiz: Bob Dylan - One More Cup of Coffee

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/ haberin tüm hakları Mavi Ş Reklam Basın Yayın ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Adınız Soyadınız:

E-Mail Adresiniz:

Yorum:

Lütfen Güvenlik Kodunu Giriniz !: