Sadece Bir Avuçmuşuz



Tarih 14 Eylül 2009, Show Haber’i sunan spikerin son sözleri;
’’Size bu gün, birtane bile güzel haber veremedik!’’.

Çok uzun zamandan bu tarafa haber bültenlerini seyretmediğimi yazılarımı takip eden arkadaşlarım hatırlayacaktır. Ben bunu hayata olan bağlılığımı, neşemi kaybetmemek için, ülkedeki medyanın içler acısı, kandan reyting yapan tutumu nedeni ile yapıyordum. Gelin görün ki yaşanan sel felaketinin ne boyutlarda olduğunu görmek isteyerek açtığım haber bülteni sanki aylardır seyretmeyerek oluşturduğum birikimimi yarım saatin içinde yerle yeksan eyledi.

İnsan! ’’Zübde-i kâinat’’  yani küçük kâinat.  Her insan bir kâinattır, o çok önemlidir. Bütün dış tabiat O’nun emrine verilmiştir(elbette katletmesi için değil). İnsan meselesini hallettiğinizde her şeyi halledersiniz.
Bundan yıllar önce otobanda seyir halinde iken karşısına çıkan bir inek yüzünden aracının kontrolünü kaybeden bir sanatçının cenazesinde Mustafa SANDAL’IN bir yorumu vardı;
’’Tamam, kabul ediyoruz, bu kader. Ama şunu kendime sormadan da edemiyorum, neden Almanya da böyle kaderler yok?’’

Şimdi bundan yola çıkarak yaşanan sel felaketinin sorumlularının arandığı, sorumluların birbirine suç attığı, kabahatlerini birbirinin sırtına yükleme çabasında oldukları, adeta Karagöz Hacivat oyunu içerisinde buluverdik kendimizi.  Bu başka bir soruyu getiriyor akıllara; ”Liderlik Nedir?” Birçoğumuzun unutmaya başladığı bu kavram aslına bakarsanız bireyler içinde toplumlar içinde oldukça önemli.

Eğer bir toplumun yönetimine sahip olanlar gerekli liderlik vasıflarına haiz değilse aslında metrekareye 200 kilogram yağmur yağmasına gerek yok, o toplum kendisine olan güvenini fikir erozyonu sayesinde kaybetmeye mahkûmdur. İdareye talip olanların hassasiyeti ve yönettikleri toplumlara olan sorumluluk hissine bence en güzel tarif eden Hz. Ömer’in ifadelerinde yatar;
’’Dicle’nin kenarında bir kurt kuzuyu yese, Allah (cc)hesabını Ömer’den sorar’’.
İşte kendini bırakın insandan çevrede olan en doğal olaya karşı dahi sorumlu hisseden gerçek bir lider. Sorumluluk dediğiniz şey de zaten çağımızın asıl sorunu ve hastalığı değil mi?

Yazılarımızın hiçbir şeyi düzeltmeyeceğini, böylesine büyük bir hastalığın yazdığımız yazılarla düzelmeyeceğini elbette biliyorum. Ancak belki, ama belki birey olarak kendi içimizdeki değişimi(gelişimi) sağlarsak içimizden gerçek sorumluluk sahibi liderler yetiştirme imkânımız olacaktır. ’’Herkes bulunduğu odayı bir şekilde aydınlatır, bazıları girerken, bazıları da ayrılırken. Bunun içinse sadece şuna ihtiyaç var, şahsi çıkarları bir tarafa bırakıp sorumluluk sahibi olmak.

Bir liderin önden yürümesinin tek bir amacı vardır, O’nu takip edenlere güvenilecek ayak izleri bırakmak. Gerçek liderler, insanlara ne yapmalarını söyleyenler değildir. Her şeyin ötesinde lider olmak demek, ne kazanacağını düşünmeden önce başkalarının ihtiyaçlarını düşünmek demektir. Sorumluluk sadece biraz sorumluluk bu ülkede birçok şeyi hiç beklemediğimiz hızda olumlu yönde değiştirecektir.

’’Yapamadıklarınızın yapacaklarınıza engel olmasına izin vermeyin’’
Tüm dostlarımızın ‘’Ramazan bayramını en içten dileklerimle tebrik ediyorum’’.

Sevgi ve hayallerinizle kalın…

SADECE BİR AVUÇMUŞUZ…
Bir avuçmuşuz meğer.
Toplasak,
Çıkarsak,
Bir avuç.
Yaşamışız,
Gülmüşüz,
Sanmışız çok kalabalığız.
Selam verdiklerimiz dâhil,
Bakkal,
Simitçi,
Sevgilim,
Ben,
Kıyıdaki sandalın sahibi,
Mağazadaki tezgâhtar kız,
Taksici
ve
Diğer apartman sakinleri.
Ve bu şiiri okuyan sen,
Topu topu bir avuçmuşuz,
Kalabalıklardan kaçıyorduk ya hep,
Meğerse biz,
Bizden kaçan
Ve yine bize muhtaç bizler,
Sadece bir avuçmuşuz.
Erkan ÇEVİK (Nisan 2008)


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/ haberin tüm hakları Mavi Ş Reklam Basın Yayın ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Adınız Soyadınız:

E-Mail Adresiniz:

Yorum:

Lütfen Güvenlik Kodunu Giriniz !: